Turkisch Modern

Modern çağın çoktan kabul görmüş görsel iletişim biçimlerinin ve uygulama şekillerinin yerel hatta mahalle ölçeğinde diyebileceğimiz uygulamalarına kuşkusuz gözümüz çoktan alıştı. İşte “Turkisch Modern” başlığı altında toplanan seriler Türkiye sınırlarında sıklıkla karşımıza çıkan bu estetik anlayışını yeniden ele almak hevesinde.

Serinin ilki “Turkisch Modern: BÖLÜM I” batıdan ithal olan günümüz görsel iletişim ve bunu üretim mecralarının günlük yaşam ihtiyaçlarına göre ülkenin doğusundan batısına ne kadar kararında kullanıldığını ama bir o kadar da içselleştirildiğini gözler önüne serme derdinde. Öyle ki temel tasarım ilkelerinden faydalanmadan vermek istediği mesajı saf haliyle ve doğrudan iletmeyi seçmiş her tekil “tasarım” bazen kendince güzelleme anlayışıyla sıradanlaşarak sadece derdini anlatmaya odaklanıyor. Tüm malzemelerin aynı anda atılıp pişirildiği bir çorbanın da karnımızı doyurabileceği gerçeği gibi tasarımı dert etmemiş pek çok restoranın menüsünde aynı çorba fotoğrafını kullanmak da doymak için gelen müşteriye derdini anlatmaya yetiyor. Buradan hareketle sosyalleşme ve yemekten zevk alma ritüelini pas geçerek; restoranın amacının da aslında “doyurmak” olduğunu, müşterilerin de restorana gidiş amacının sadece “doymak” olduğunu söylemek mümkün.

“Turkisch Modern: BÖLÜM I” ile yeniden sorgulanan mesajı ham olarak iletme arzusu popüler kültür ikonları ile harmanlanıyor. Popüler simgelerin bu şekilde sunumu kuşkusuz bu tasarım hallerini yüceltiyor gibi gözükse de, gözü alışkın bireyleri rahatsız edecek bir absürtlük boyutu da kazanıyor. Ya da Back to the Future posterinin resimli duvar saati olarak karşımıza çıkması duruma post-modern bir yorum katabiliyor.

“Turkisch Modern: BÖLÜM II” ise eskiden gelinlik kızların içlerini döktükleri bir mecradan günümüz ev hanımlarının kerameti kendinden menkul mesajlarına yoğun bir şekilde maruz kalan kasnak nakışlarının Dadaist bir yorumu. 90 sonrası kuşağın dünyayı anlamlandırmaya çalışırken yoğun bir televizyon ve internet kültürü bombardımanına uğradığını söylersek “Turkisch Modern: BÖLÜM II” bu içsel ama küresel boyuttaki karmaşıklığı anneye anlatır gibi anlatmanın bir yolunu arıyor. Bunu yaparken önceki kuşakların daha alışık olduğu sosyal mecralarda örnekleri sonsuz olan “hayırlı cumalar” “iyi ki doğdun” vb. mesajlar içeren dijital kartpostalların güzellemelerine gönderme yapıyor.

Turkisch Modern serileri, görsel iletişimin yerli üretimlerinin günlük yaşantımıza nasıl dahil olduğunu, dolayısıyla gelenek ve görenek anlayışı içinde nasıl çözüldüğünü, basit mesaj iletme kaygısıyla yola çıkarken Microsoft Word Art şablonu ile kendimizi nasıl Akrep Nalan web sitesinde gezinir gibi bulduğumuzun kodlarını arıyor, ve hiç şüphe yok devam edecek.

Yazar: Ufuk Pehlivan

Leave a Reply